Sayın Tülin Özbudak ve Sayın Sina Özbudak'ın
2. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığına gönderdiği dilekçe




İstanbul, 12 Kasım 2006

İstanbul 2 numaralı Ağır Ceza Mahkemesi,

Sayın Mahkeme Heyeti,

Biz, Sayın Mahkemenizde 2006/26 sayılı davada yargılanan Nuri Özbudak’ın anne ve babasıyız. Oğlumuz 4 yıldır tam olarak ne ile suçlandığını dahi anlamadığımız bir davada yargılanıyor. Geçen duruşmada bazı anne ve babalar gelerek oğlumuz ve arkadaşları aleyhine tanıklık yapmışlardır. Biz şunu anlayamadık; madem anne ve babalar tanıklık yapmaya çağrılmışlar, bizler niye tanıklık yapmak için çağrılmadık?

Tanıklık yapanların ne maksatla çağrıldıklarını bilmiyoruz. Bu şahısların bir kısmı TV programlarına katılıp, oğlumuz ve arkadaşları aleyhine bir takım asılsız yakıştırmalarda bulunmuşlardır. Bahis mevzuu ifadeler üzerine bu yazıyı kaleme almak ihtiyacını duyduk. Biz oğlumuzun arkadaş camiasını da tanıyoruz. Bu konuşanların tamamen başka maksatlarla iftira attıklarına eminiz.

Bizim oğlumuz gayet iyi eğitim görmüş, iki master yapmış, iki lisan bilen, sigara dahi kullanmayan, hiçbir kötü alışkanlığı olmayan, bizlere çok bağlı, her zaman bizi kollayan, birçok konuda ona sormadan hareket etmeyecek kadar fikirlerine, bilgisine saygı duyduğumuz çok mükemmel bir insandır.

Onun hem de arkadaşlarının bizlerle ilişkisi çok iyidir. Arkadaşları da, oğlumuz gibi samimi, candan, dürüst ve saygılı insanlardır. Biz vatanımıza milletimize böyle hayırlı bir evlat yetiştirdiğimiz için iftihar ediyoruz.

Oğlumuzun arkadaşı Oktar Babuna’nın annesinin oğlum ve arkadaşları aleyhinde tanıklık ettiğini duyunca adeta şok olduk. Oktar’ın ailesinin televizyona yansıyan iddialarını duyunca da da şaşırdık ve üzüldük. Çünkü Oktar’ın rahatsızlığı sırasında oğlumuz Nuri, ona çok yardım etmiş, ona Amerika’da aylarca bakmıştı. Oğlum iş için sık sık ABD’ye gider. Oktar orada tedavi görürken oğlumdan yardım istemiş ve “anne ve babam benimle ilgilenmiyor” demiş. Bunun üzerine de oğlum defalarca gidip onun yanında kalıp, ona bakmıştır. Biz “oğlum, bu çocuğun anne babası yok mu, onlar niye ilgilenmiyorlar” diye sorduğumuzda, onların vakitlerinin olmadığını anlatıp, onları hep savunmuştur. Şimdi bugün 6 yıl boyunca oğlunun tedavisiyle ilgilenmeye bir kere olsun Amerika’ya oğlunu ziyarete gitmeyen annesi tutup da Nuri’yi ve arkadaş çevresini suçlayan konuşmalar yapınca, biz ailece şaşırdık ve üzüldük.

Biz oğlumuzla iftihar ediyoruz. Böylesi asılsız suçlamalarla karşı karşıya kaldığı için de gerçekten derin bir üzüntü duyuyoruz. Her ne olursa olsun oğlumuzun ve arkadaşlarının arkasında olacağız ve onları sonuna kadar savunacağız.

Siz değerli Mahkemenizden de bu anlamsız davaya artık bir son vermenizi, bizleri oğlumuz ve diğer masum çocukların ailelerini beraat kararı vererek sevindirmenizi talep ediyoruz.

Saygılarımızla,

Tülin Özbudak                           Sina Özbudak