Sn. Ceyda Ertüzün, Sn. Hüma Babuna, Sn. Tuba Babuna ve

Sn. Eda Babuna'nın Adalet Bakanlığı'na gönderdiği

13 Ekim 2006 tarihli dilekçe

 

Adalet Bakanlığı Makamına

Biz Ceyda Ertüzün, Hüma Babuna, Tuba Babuna ve Eda Babuna, İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi huzurunda, 2006/26 numaralı Bilim Araştırma Vakfı Davası'nda tanıklık yapan Lütfiye Semin Babuna'nın 4 kızıyız.

Annemiz Semin Babuna'nın iddiaları tamamen gerçek dışıdır. Her birimiz reşit, eğitimli, aklı başında insanlarız. Kendi kararlarımızı kendimiz alırız. Kimsenin baskı, zorlama veya başka bir hukuk dışı davranışına maruz kalmış değiliz.

Babamız ve kardeşimiz Oktar Babuna, zaman zaman Bilim Araştırma Vakfı'nın konferanslarına konuşmacı olarak katılırlar. Bilim Araştırma Vakfı'nın bu toplantılarına bir çok devlet büyüğümüz, akademisyenler de katılmaktadır. Sayın Adnan Oktar'ı şahsen tanımamakla birlikte, ülkemizde ve dünyada teveccüh gören eserlerini ve fikirlerini çok takdir ediyoruz. Bilim Araştırma Vakfı camiasından ise babamız ve kardeşimizin konferans çalışmaları vesilesiyle tanıdığımız birkaç kişi bulunmaktadır. Ancak Vakıf çevresiyle bunun ötesinde fiili bir bağlantımız bulunmamaktadır.

Bilim Araştırma Vakfı çevresinden tanıdığımız kişiler son derece aklı başında, medeni, kültürlü, vatansever, güvenilir, güzel ahlaklı insanlar. Hiçbirinden en ufak bir kötü davranış görmedik. Bizim ve ailemizin diğer üyelerinin bu kişilerden en ufak bir şikayeti olamaz.

Annemizin Bilim Araştırma Vakfı Davası ile hiçbir ilgisi bulunmayan ailevi meselelerimizi mahkeme huzuruna taşıması ve asılsız iddialarla Adaleti meşgul etmesinden son derece rahatsızlık duyuyoruz.

Annemizi bu uygunsuz davranışa iten kişi, bir süredir kendisiyle görüşmekte olan yaşlı bir bayan avukattır. Bu avukat kadın, annemizin yaşlılığından, saflığından faydalanarak onu provoke etmektedir. Bu davada annemizi kullanmaya çalışmaktadır.

Bizler, bu konuyla ilgili olarak Haziran ayında İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi'ne yazdığımız bir dilekçede bu tehlikeden söz etmiş ve mahkemeyi kendi menfaatleri için ailemizi bu davanın içine çekmeye çalışan bu kişilere karşı uyarmıştık.

Bugün üzülerek görüyoruz ki annemiz Semin Babuna kendi çıkarları için insanlara iftira atan ve attıran bu kişilerin oyununa alet olmuş durumdadır.

Bu sebeple, yaşlılığından dolayı muhakeme gücü iyice zayıflayan ve kendisini yönlendiren kişilerin vaatleri ve telkinleri neticesinde "ne söylenirse yapacak" bir hale getirilmiş olan annemiz L. Semin Babuna'nın gerçeklerle hiçbir ilgisi bulunmayan iddialarına itibar edilmemelidir. Saygılarımızla bilgilerinize arz ederiz.

13 Ekim 2006