BAV MENSUPLARININ AİLELERİ İFTİRALARI YALANLIYORLAR

- 1. bölüm
- 2. bölüm (İstanbul Adliye Sarayı, 21 Ocak 2008)
- 3. bölüm
- 4. bölüm (İstanbul Adliye Sarayı, 29 Şubat 2008)

--------------------------------------

BAV MENSUPLARININ YAKINLARI İFTİRALARI YALANLIYORLAR

- 1. bölüm (İstanbul Adliye Sarayı, 21 Ocak 2008)
- 2. bölüm (İstanbul Adliye Sarayı, 29 Şubat 2008)

 

;



(TIKLAYINIZ)


ANTITANKER.COM
(TIKLAYINIZ)



http://www.oktar-babuna.net

Oktar Babuna'nın sitesine oktar-babuna.net linkinden ulaşabilirsiniz.




- YENİ -

Kerem Gürtuna'nın Bilim Araştırma Vakfı ile herhangi bir bağlantısı olmamıştır. "Daha önce BAV ile bağlantım vardı" şeklinde verdiği beyanat doğru değildir.



















Satanistlerin yazışmalarından

  • Daha önce kızını ve kendini pazarlayan Silikonlu Nuran'ın, Saxo Q'nun siğillerinin anal ve cinsel organ bölgesini sarması nedeniyle iş yapamaz hale geldiği için yeni gayrı meşru arayışlar içine girdiğini
  • Bu yüzden son olarak, yeni bir gayrı meşru gelir elde etmek için, homoseksüel Kız kerem ile homoseksüel Gergedan lakaplı kişileri cinsi sapıklara pazarlama gibi iğrenç bir yola saptığını
  • Homoseksüel Kız Kerem'i, pazar akşamı bir iş adamına kadın kıyafeti giydirerek Gergedan lakaplı homoseksüel ile kol kola gönderdiğini
  • Ayrıca evlere giderek bir kozmetik firmasının ürünlerini illegal pazarlayan bu ekibe mensup bir kadının, ahlaksızca talebi olanlara simsarlık yaptığını
  • Bu kadının güzellik malzemesine ihtiyacınız var mı diye evlere giderek kendince uygun gördüğü evlerdeki kişilerin, kadın talebi veya cinsi sapıksa bu tip eğilimlerini tespit ederek Silikonlu Nuran'a durumu bildirdiği ve bunun karşılığında bu gayri meşru işlerden Silikonlu Nuran'dan %30 pay aldığını
  • Yine bu kadın simsarı kadının illegal pazarladığı kozmetik ürünleri ile, homoseksüel Kız Kerem'in pazarlanmadan önce yüzüne bizzat makyaj yaptığını ve her makyaj başına bunlardan para aldığını, para kazanmak için böyle iğrenç bir metod bulduklarını öğrendik.

Yine bu yazışmalardan edindiğimiz bir bilgide de bu kişilerin bu bilgileri nasıl öğrendiğimize şaşırdıkları ve daha ketum olmaları gerektiğine dair karar aldıklarını tespit ettik.

Bu bilgiler yer yer saat saat elimizde mevcut. Böyle insanlar herşeyi yapabilecek kapasitededirler. Yazışmalarında kaybedecek birşeyimiz yok diyorlar. Onun için BAV ve Sayın Adnan Oktar'a karşı herşeyi yapabilecek durumdalar. BAV ve Sayın Adnan Oktar'a düşman olan çevreler, bu kişilere belli miktarda para vererek saldırmaları ve tuzak kurmaları için kışkırtıyorlar. Bu kişilerin işi gücü de yok. Aç ve sefil insanlar. O yüzden tehlikeliler. Bu kişiler ve bu karanılık örgütlenme içine katılanlar, emniyet birimlerince uzun bir süredir izlenmektedirler. Haklarında birçok mahkemece çete ve illegal örgütlenmeden dolayı ayrıca şantaj, tehdit ve hakaret ile de ilgili soruşturmalar devam etmektedir. Henüz soruşturma aşamasında olduğu için detaylı bilgileri daha ileriki bir zamanda yine bu sitede açıklayacağım.


Müslüman basına sızması için Satanistlerce görevlendirilen "Silikonlu Nuran" lakaplı Satanist kadın, başörtülü resimler çektirerek muhafazakar bir kısım gazetelere bu resimleri göndermiş ve gazetelerinde yazar olarak görev almak istediğini söylemiştir. Azılı din düşmanı ve üst dereceden satanist olduğu halde kendini ehli sünnet dindar müslüman olarak tanıtmıştır. Fakat muhafazakar basın kuruluşları, kişiliğinden şüphelenerek bu kişiyi bünyelerine almamıştır. Silikonlu Nuran'ın buradaki amacı, ajan provakatör olarak Müslümanların arasına girmek, sahte ihbarlarda bulunmak, Müslümanlara yönelik baskı oluşturmak, Müslümanlar aleyhinde iftiralarda bulunmak ve onları mağdur etmektir. Bunun karşılığında bazı karanlık mihraklardan para alacağını sanan Satanist Nuran ve Saxo (Q) lakaplı kişiye karşı muhafazakar ve mukaddesatçı çevreler son derece dikkatli olmalıdır.



Satanistlerin yazışmalarında

  • Silikonlu İblis Nuran lakaplı satanistin, yıllarca evli olduğu halde fuhuş ile geçimini sağladığı,
  • Müşteri bulamayınca kendine silikon taktırdığı,
  • Bunu kendi çıkarı için yapmadığını, müşterileri istediği için bunu yaptırdığını söylediği
  • Ayrıca kendi kızını da Ataköy'de sattığı
  • Ataköy'de satış yapılan yere 'Dükkan' adını verdiği ifade ediliyor.

Bu yer Ataköy Gazi Sitesi'ndedir. Ve ismini verdiğim kişiler de (G., D.) doğrudur. Kanaatiniz gelmezse açık adres ve kapı numarasına kadar verebilirim. Hatta ahlak polisindeki kayıtlarına kadar verebilirim. Burda anlatılanların tamamı belgeli ve doğrudur. Ve bu iki satanistin yüzlerce müşterisi var. Bu kişilerden de bilgi aldık.

Ayrıca satanistlerin yazışmalarında

  • Silikonlu Nuran'ın iyice çökmüş bir insan olduğu için ve artık fuhuş yapamadığı için şimdi Cevat Babuna'ya yanaştığı
  • Cevat Babuna'ya 'Sana her türlü hizmeti yapabilirim, yazı da yazabilirim' dediği
  • Ve böylece satanist Q ile birlikte, BAV ve Sayın Adnan Oktar aleyhindeki yazıları yazanların bunlar olduğu
  • Karşılığında Cevat Babuna'dan para aldıkları
  • Hatta geçen gün, satanist homoseksüel Kız Kerem'in, daha önce televizyonda çıkan haberlerden hazırladığı uydurma propaganda kasetini, kendi aklınca BAV ve Sayın Adnan Oktar aleyhinde olabileceğini düşünerek çoğaltmak için Cevat Babuna'dan yüklü miktarda para aldığı belirtiliyor.

Tam bir sefalet, rezalet ve zavallı duruma düşme mevzu bahis. Cevat Babuna ile Semin Babuna'yı tokatlayan tokatlayana, kandıran kandırana.

Ayrıca bu yazışmalarda

Saxo (Q) lakaplı kişinin de fuhuş yapamamasının sebebinin cinsel organını ve anal bölgesini tamamen saran siğiller olduğu ve bunu da 'Logar çukurunda çiçek açtı' diye çok münasebetsiz bir üslupla anlattığı belirtiliyor.


Saxo (Q) lakaplı satanistin bir başka satanist ile yaptığı yazışmalarda Logar çukurunda ve yüzümde de çiçek açtı şeklinde bir yazışması var. Bunu araştırdığımızda satanistlerden aldığı pislik nedeniyle anal bölgesinde oluşan siğillerin yüzüne de bulaştığını ve bunun için doktor tespiti olduğunu öğrendik. Anal bölgesinden yüzüne bulaşan siğiller yüzünde açıkça görülüyor. Satanistler tarafından ajan provokatör olarak BAV içine sızdırılmaya çalışılan bu kişi hemen tespit edilmiş ve BAV camiasına hiçbir şekilde yaklaştırılmamıştır.


DİKKAT

SATANİSTLER BAV VE SAYIN ADNAN OKTAR'A KARŞI ÖRGÜTLÜ SALDIRIYA HAZIRLANIYOR

Satanist yazışmalarında,

1. Satanistlerin "Silikonlu İblis Nuran" isimli kişinin liderliğinde toplantı yaptıkları belirtilmektedir.

2. Silikonlu İblis Nuran'ın yardımcısı olan kişinin bütün Ataköy satanistleri arasında çok ünlü olduğu, "İblisin tohumu" olarak da tanındığı ve "Q" işaretini de kullandığı

3. Ayrıca bu kişinin satanistler arasında "Logar Çukuru, Saxo (Q), Tanker" gibi çok kötü lakaplarla tanındığı

4. Bu kişiye, Tanker lakabının, satanistlerin cinsel atık pisliklerini vücudunda topladığı için satanistlerce takıldığı

5. Bu satanistin kendi okuduğu lisede de Saxo (Q) ve Tanker lakaplarıyla tanındığı

6. Ve vücudunun bu iğrenç kapasitesiyle Tanker lakabını aldığı, Ataköy satanistleri de dahil olmak üzere herkes tarafında bilinmekte olduğu

7. Bu iki kişinin, Cevat Babuna'ya yanaşarak ondan aldıkları para karşılığı BAV ve Adnan Oktar aleyhinde faaliyet göstermek üzere anlaştıkları açıklanıyor.

Yine Satanistlerin yazışmalarında,

8. Satanistlerden Kız Kerem lakaplı homoseksüelin, satanistlerin ayin toplantısında Gergedan lakaplı satanistle erkek erkeğe evlendirildiklerini

9. Bu iki satanistin  'Şeytanların balayı' şeklinde bu iğrenç hayatlarını sürdürdükleri

10. Kız Kerem lakaplı homoseksüelin gerçek kimliğini saklayıp Cevat Babuna'ya yanaşarak "Her türlü konuda size yardım ederim" diyerek Cevat Babuna'dan para aldığı

11. Ayrıca nasıl kandırıp para aldığını, bu paraları nerelerde kullandığını

12. Kız Kerem'in 'Cevat Babuna ile sabaha kadar baş başa durum değerlendirmesi yaptık' diye belirttiği

13. Yine Zekeriya Beyaz Hoca ile de geçen hafta sabaha kadar baş başa durum değerlendirmesi yaptıklarını belirttiği bildiriliyor.

Ayrıca bu yazışmalarda

  1. Taksimdeki Kızıl Şeytan ekibi ile de bağlantıya geçtikleri
  2. "Kaybedecek bir şeyimiz yok, Şeytan bizi bekliyor" sloganı ile hareket ettikleri belirtiliyor.

Bu kişilerin ne kadar tehlikeli insanlar olduğunu bir çok kişi bilmemekte. O yüzden buradan açıklıyorum.

Satanistlerin yazışmalarından

  1. Saxo (Q) lakaplı kişinin, Ataköy'de tanınan kişiler olan ortaokul mezunu G. ve D. isimli satanist fahişelerle Ataköy Gazi sitesinde birlikte kaldığı
  2. Bu randevu evi gibi kullanılan evde kendini satarak geçimini ve okul masraflarını kazandığı
  3. Saxo (Q) lakaplı kişinin kokain kullanmaktan burnunun deforme olduğu ve çirkin ve biçimsiz bir hal aldığı ve burnunun bu çirkin görünümü ile hemen dikkat çektiği
  4. Kokain etkisi ile diş eti çekilmesi olduğu, bunun için tedavi olduğu ama burnuna çözüm bulunamadığı
  5. Fuhuştan elde ettiği gayri meşru paralarla hem satanistlere destek sağlayıp hem de C isimli mafya elemanından kokain temin ettiği,

Anlaşılıyor.

Satanistlerin yazışmalarında,

  1. Silikonlu İblis Nuran lakaplı kişinin homoseksüel bir medyumla sürekli görüştüğü
  2. Onun garip iddialarına inanarak karanlık eylemler yaptığı
  3. Bu medyumun güya şeytandan bilgi aldığını Silikonlu İblis Nuran'a ilettiği
  4. Bu sapık medyumun hemen her sözüne inandığı

İfade ediliyor.

Yine bu yazışmalarda

  1. Saxo (Q) lakaplı kişinin 2000 yılında bir dersanede tanıştığı FA isimli bir gencin kız kardeşi olan C'nin ziynet eşyalarını çaldığı
  2. Çaldığı eşyaların dersanede Saxo (Q) lakaplı kişinin üzerinde yakalandığı
  3. Fakat şahısların çalınan eşyaların bulunmuş olmasından dolayı, olayı emniyete intikal ettirmedikleri

açıkça ifade ediliyor.

Bu iki kişi ile ilgili burada yazılanlar, kendi mahallerinde de çok açık biliniyor, okullarında da. Saklı, gizli bir konu değil. Saxo (Q) lakaplı kişinin okulunda birkaç kişiye sorduğumuzda hemen bilgi verdiler. Hiç abartı da yok. Bire bir doğru hepsi. Örnek olarak, Saxo (Q) lakaplı kişinin kokainden burnunun genişlemesi açıkça görülüyor. Kokain sebebiyle rahatsızlanan diş etlerinden tedavi olduğu doktor raporu ile sabit. Hırsızlık olayı bizzat olayın mağdurları tarafından bildirildi. Fahişelik olayı sabit, evin yeri belli. En açık biligiyi okulundaki kişilerden alabilirsiniz. Ve tamamının doğru olduğunu anlayabilirsiniz. Ki burada belirtilenler en az kısmıdır.

Gene de kuşkusu olan varsa Saxo (Q) lakaplı kişinin okuluna gidip 1 - 2 dönem önce mezun olan hatta son sınıflardan herhangi bir öğrenciye sorun.

  1. Tanker lakaplı kişi bu okulda okudu mu?
  2. Satanist miydi?
  3. Lakabı Saxo olan bir kız tanıyor musunuz?
  4. Saxo lakabı neden verilmişti?

diye sorun.

Hemen tereddüt etmeden yanıtlarlar. Şüphelenenler için bu çok güçlü bir delil.

Cevatçıların açtıkları internet siteleri Türk adaletinin demir yumruğuyla yerle bir oldu. Resmi mahkeme kararı infaz edilerek bu site susturuldu. Şimdi adalet önünde yaptıkları iftiraların, suçların hesabını verecekler. Haklarında açılan yüze yakın davada sanık sıfatıyla adalet önüne çıkarılacaklar.


GERGEDAN VE KIZ KEREM'İN TUZAKLARINA DİKKAT

Gergedan lakaplı psikopat bir homoseksülle yıllardan beri karı koca hayatı yaşayan Kız Kerem, bu sapık ilişkinin öğrenilmesi üzerine dışarıdan bulduğu zavallı bir kızla anlaşarak göstermelik bir evlilik yapma hazırlığında. Bu yöntemle kendince homoseksüel yaşantısını çevresinden gizleyebileceğini zannetmektedir. Böylece ağlarına düşürecekleri gençleri ehli sünnet harici sapkın inançlarına ve kendi çirkin emellerine alet edebileceklerini düşünmektedirler.

 

Cevatçılar toplu halde


CAHİL BİR GAZETECİ'YE CEVAP


TELEVOLE KÜLTÜRÜ BÜYÜK BİR TEHLİKEDİR

Dünyanın dört bir yanındaki Müslüman ülkelerde savaş, katliam, terör, bombalama, kargaşa ve yıkım devam ediyor. Dünyayı saran bu güvensizlik ve savaş ortamı, her geçen gün daha da geniş kitleyi etkisi altına alıyor ve dünyanın çok geniş kesimlerine yayılıyor. Masum insanlar, çocuklar, kadınlar öldürülüyor; camiler, hastaneler, okullar, pazar yerleri bombalanıyor; şehirler yerle bir ediliyor; milyonlarca insan korku ve endişe içinde yaşıyor ve bu olağanüstü korku ve dehşet ortamı insanların büyük bir bölümünü etkiliyor. İnsanlar, huzur içinde yaşamayı istemelerine rağmen bu imkana sahip olamıyorlar, çocuklarını koruyamıyorlar, evlerinde normal bir hayat yaşayamıyorlar.

Bu şiddetli zulmün yaşandığı ülkelerden bazılarının içinde bulunduğu durum özetle şudur:

  1. Irak'ta Müslümanların birbirlerine kırdırılması, Sünniler ve Şiiler arasında mezhep çatışmalarının körüklenmesi, her gün onlarca kişinin yaşamını yitirmeye devam etmesi,
  2. Filistin'de askerlerin çocuklara silah doğrultması,
  3. Çeçenistan'da doğumevlerinin bombalanması, çocukların katledilmesi, tanklarla sivil halkın ezilmesi,
  4. Lübnan'da Müslüman halkın hala savaş yaralarını sarmaya çalışması,
  5. Bosna Hersek'de masum halkın sırf Müslüman oldukları için katledilmesi, hamile kadınların vahşice öldürülmesi ve nüfusun büyük bir bölümünün yok edilmesi. Bu baskı ve vahşetin etkilerinin halen devam etmesi ve bütün dünyanın bu vahşete seyirci kalması. Masum halkın göçe zorlanması, evlerini terk etmek zorunda kalmaları,
  6. Doğu Türkistan'da Müslüman halkın dini eğitim görememesi, baskı ve ölüm tehdidi altında dinlerinden uzaklaştırılmaya çalışılması. Bunun için her türlü imkanlarının ellerinden alınması, soykırım yolu ile Müslüman halkın azınlık ve ezik kesim haline getirilmeye çalışılması,
  7. Keşmir'de mülteci kamplarında yaşayan Müslüman halkın zulüm, işkence ve baskı altında yoksul, savunmasız şekilde hayatlarını devam ettirmeye çalışmaları ve bu baskının halen devam etmesi,
  8. Cezayir'de senelerce körüklenen iç savaş ve katliamlar sonucu Müslüman halk için halen güvenli bir ortam olmaması, halkın kıtlık ve sefalete terk edilmesi,
  9. Afganistan'da komünist rejimin uyguladığı zulmün senelerce devam etmesi, köylü halkın canlı canlı yakılması, içme suyu kuyularının zehirlenmesi, halkın halen ülke topraklarında var olan mayınlarla sakatlanmaları ve bu tehditkar sistemin kesintisiz olarak devam etmesi, halen halkın perişanlığı, meydana gelen terör olayları,
  10. Özbekistan'da komünist sistemin anti-İslami baskısının yoğun şekilde sürmesi; iç karışıklıkların, ekonomik sıkıntıların, hukuk dışı gelişmelerin ve insan hakları ihlallerinin devam etmesi; Müslüman halka karşı şiddetli bir baskı ve sindirme politikası uygulanması,
  11. Eritre'de İslami eğitimi veren okulların kapatılması, camilerin yıkılması, yüzbinlerce insanın evlerini terk edip komşu ülke Sudan'a sığınmaları, Müslümanların hiçbir gerekçe gösterilmeden gözaltına alınıp tutuklanmaları, adaletsiz mahkemelerde yargılanıp idamla cezalandırılmaları, Müslüman nüfus arasında kayıpların, faili meçhullerin sayısının gün geçtikçe artması,
  12. Somali'de, bir yanda iç çatışmaların, bir yanda açlık ve kıtlığın insanları ölüme doğru götürmesi; din ahlakından uzak olmanın bir sonucu olarak güçlü ülkelerin fedakarlık ve yardımseverlikle ülkedeki açlık ve sefalete çözüm bulabileceklerken, tüm olanlara seyirci kalıp bu ülke insanlarını ölüme terk etmeleri,

Dünyada Müslümanlara karşı bu kadar şiddetli bir zulüm varken, insanlar sırf Müslüman oldukları için açlık ve ölüm tehdidi altında yaşamak zorunda bırakılırken, ibadet özgürlükleri engellenirken, kendi yurtlarını terk etmek zorunda kalırken, çocuklarının ve eşlerinin ölümüne şahit olurken, bu zulme karşı İslami, ilmi, bilimsel bir mücadele vermek yerine, veya bu mücadeleyi verenlere destek olmak yerine, şeytani insanlarla şeytani varlıklarla işbirliği yaparak Müslümanlar aleyhine faaliyet yapmak çok büyük bir vicdansızlıktır. Deccali fikir sisteminin altında ezilen imanlı halk için çaba göstermeden oturmak, bunun yerine samimi Müslümanlarla mücadele içine girmek ancak şeytanın etkisi ile olabilir.



- SAYIN ADNAN OKTAR'IN ASKERLİĞE ELVERİŞLİ OLDUĞUNA DAİR T.C. GENEL KURMAY BAŞKANLIĞI GÜLHANE ASKERİ TIP AKADEMİSİ HAYDARPAŞA EĞİTİM HASTANESİ KOMUTANLIĞI'NDAN VERİLEN 18 AĞUSTOS 2000 TARİHLİ RAPOR

- İNŞAAT YÜKSEK MÜHENDİSİ SAYIN ÇAĞLAR GÖKSU'NUN, EBRU ŞİMŞEK'İN KASTETTİĞİNİN AKSİNE KENDİSİNİN UYGUNSUZ ŞEKİLDE YAPILAN ÇEKİMİNİN MEHMET MURAT ATMACA'NIN EVİNDE OLMADIĞINA DAİR 2. AĞIR CEZA MAHKEMESİ SAYIN BAŞKANLIĞI'NA VERDİĞİ MÜTALAA

- SAYIN ADNAN OKTAR'A DÜZENLENEN KOKAİN KOMPLOSU İLE İLGİLİ İSTANBUL 10. ASLİYE CEZA MAHKEMESİ'NCE VERİLEN BERAAT KARARI

- İSTANBUL 2. AĞIR CEZA MAHKEMESİ'NİN VERDİĞİ BİLİM ARAŞTIRMA VAKFI DAVASI İLE İLGİLİ BERAAT KARARI


Edip Yüksel, Ehl-i Sünnet inancında farz olan 5 vakit namazı, 3 vakite indirmiştir. Sünnet namazlarını da reddetmektedir. Namazın Müslümanlar için 5 vakit farz olduğu, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın yayınlarında ve internet sitesinde net ve açık olarak beyan edilmektedir. Bu konu, Ehli Sünnet itikadında, ayet, hadis, icma ile savunulur. Edip Yüksel, 1400 yıldır anlatılan İslam dinini kendi yorumlarıyla değiştirmektedir. 

Edip Yüksel, Ehli Sünnet inancını reddeden bir kişidir. Cevat Babuna da Edip Yüksel'i tüm gücüyle desteklemektedir.

Edip Yüksel'in Mesaj isimli kitabında ve internet sitesinde bu konuda açıklamaları bulunmaktadır.
(Mesaj Kuran Çevirisi, Edip Yüksel, s. 544)
(http://www.19.org/km/EY/A01)

Edip Yüksel, kendince sünnet namazlarının gereksizliğini de Mesaj isimli kitabında ve internet sitesinde anlatmıştır.
(Mesaj Kuran Çevirisi, Edip Yüksel, s. 544- 545)
(http://www.19.org/km/EY/A01)

Edip Yüksel http://www.star.com.tr adresinde verdiği ve sitesinde de yayınladığı röportajında da sünnet, fıkıh ve hadisler hakkında aynı ifadeleri tekrarlamış, Ehli Sünnet inancını reddettiğini açıklamıştır.
(http://19.org/index.php?id=45,151,0,0,1,0)



Cevatçıların avukatı Rezzan Aydınoğlu onların hemen hemen tüm toplantılarına iştirak ediyor. Bu kişi aynı zamanda Aydın Doğan'ın, Fatih Altaylı'nın, Ebru Şimşek'in ve Edip Yüksel'in de avukatı. Bilim Araştırma Vakfı aleyhine ve Adnan Oktar aleyhine açılan davalarda genelde bu kişi görev alıyor.

Cevat Babuna ve karısı Semin Babuna

YORUMSUZ